top of page

Seçme Şiirler

Dağlar

Başım dağ, saçlarım kardır,       Deli rüzgarlarım vardır,

Ovalar bana çok dardır,

Benim meskenim dağlardır.

 

Şehirler bana bir tuzak;

İnsan sohbetleri yasak;

Uzak olun benden, uzak,

Benim meskenim dağlardır.

 

Kalbime benzer taşları,

Heybetli öter kuşları,

Göğe yakındır başları;

Benim meskenim dağlardır.

 

Yarimi ellere verin;

Sevdamı yellere verin;

Yelleri bana gönderin;

Benim meskenim dağlardır.

 

Bir gün kadrim bilinirse,

İsmim ağza alınırsa,

Yerim soran bulunursa:

Benim meskenim dağlardır

Son Mektup

Ey yar, bu mektubu aldığın demde

Kara topraklara verdim kendimi... Herşey bana engel oldu alemde, Bir coşkun nehirdim, yıktım bendimi.

 

Benim gönlüm doğusundan deliydi;

Başka dünyaların şaşkın seliydi... Bunun böyle olacağı belliydi... Her şey biter sel yerine döndü mü...

 

Dünya durmaz, bahar olur, kış olur,

Belki senin gözün yaş olur,

Ben garibim, benim gönlüm hoş olur,

Sevdiklerim ayda yılda andı mı...

 

Yıldız olur sana ışık tutarım, Bülbül olur pencerende öterim. Yer altında belki rahat yatarım

Yer üstünde çektiklerim dindi mi...

 

Şimdi yaşamayı tatlı bulursun, Koşarsın, gülersin, tez yorulursun, Bir gün olur yine bana gelirsin Deli gönlün yaşamağa kandı mı...

Kız Kaçıran

Dağlar dik, çeşmeler kuru,
Yarimin benzi çok sarı;
Ölüm var, dönülmez geri;
Yürü yağız atım, yürü...

 

Dağlar geçilmiyor kardan;
Aman yok candarmalardan.
Ayrılamadım bu yardan;

Yürü yağız atım, yürü...

 

Yarim bu gece yoruldu,
Kaçırdığıma darıldı;
Bak, daha sıkı sarıldı;

Yürü yağız atım, yürü...

 

Nasıl titriyor korkudan:
Kaldırdım onu uykudan;

Sesler geliyor doğudan;

Yürü yağız atım, yürü...

 

Peşime düştü takipler,

Boynumu bekliyor ipler
Zeybekler seni ayıplar;
Yürü yağız atım, yürü...

Öyle Günler Gördüm Ki

Öyle günler gördüm ki, aydın gökler kararıp

Bahtım bir bulut gibi üstüme çöker oldu,

Her gözümü yumunca tanıdık yüzler görüp,

Hayaller alev alev beynimi yakar oldu.

Ümitsizlik, gariplik dört tarafımı sarıp

Yüzüm sırıtsa bile, içim yaş döker oldu.

 

Her sabah ilk ışıklar gözlerimi oyardı,

Uyanan taş duvarlar iniltimi duyardı.

 

Öyle günler gördüm ki, duvarlar gelir dile,

Gözümde canlanırdı eşkiya masalları.

Varlığımı sarardı, hain bir isteyişle Görmediğim yumuşak bir düşmanın elleri

Kafada çelik gibi fikirler dursa bile

Kalplerin eksik olmaz böyle zayıf halleri:

 

Bazen kendi kendimin elinden kurtulurdum,

Kalbimi bir çamurda çırpınırken bulurdum.

 

Öyle günler gördüm ki, dost dediğim insanlar

Ben yanına varınca dudağını kıvırdı.

Bir zamanlar yanımda ağız açmayanlar

Sırtımı sıvazladı, bana öğüt savurdu.

Silahsız gördüğüne saldıran kahramanlar

En alçak tekmelerle beni yere devirdi.

 

Ruhum bir heykel gibi düşüp parçalanırdı.

Bu sesleri duyanlar gülüyorum sanırdı.

 

Öyle günler gördüm ki, tabanca sakağımda

Tasarladım aydınlık dünyayı bırakmayı

Gönlüm acıklı buldu, en ateşli çağımda

Sönük bir yıldız gibi boşluklara akmayı

Tabancanın namlusu ısındı yanağımda,

Parmağım istemedi tetiğini çekmeyi

 

Bir sonbahar yağmuru gibi içim ağlardı

Bir şeyler fakat beni yaşamağa bağlardı.

 

Ey bir tane sevgilim, ben bugün yaşıyorsam

Sanma ki hayat tatlı, insanlar hoş olmuştur,

Dağ başında bir kaya gibiyim şöyle dursam

Etrafım eskisinden daha bomboş olmuştur

Yalnız sana borçluyum bugün dünyada varsam:

Seni her andığımda gözlerim yaş olmuştur

 

Yaşlar ki bir ırmaktır, dertleri sürür gider,

Gözyaşları içinde seneler yürür gider.

 

Yok olmak isteğiyle kalbim attığı zaman,

Bana: Yaşa der gibi gülen senin yüzündü.

Dizlerim bir batakta yorgun yattığı zaman

Bacaklarıma kuvvet veren senin hızındı.

Yaşaran gözlerimde, güneş battığı zaman

Sıcak bir yuva gibi tüten senin dizindi.

 

Sen aklıma gelince her şey gülümserdi.

Ağaçlar şarkı söyler, rüzgar tatlı eserdi.

Ey sevgilim, bilirsin benim ne çektiğimi:

Garip başımın derdi bir yürek taşıyorum.

Anlarsın niçin uzak yerlere baktığımı:

İçinde yaşanmaz bir dünyada yaşıyorum.

 

Görünce gülme sakın çırpınıp aktığımı:

Ilık ve aydınlık bir denize koşuyorum.

 

Sen benim sevgilimsin, sevsen de, sevmesen de,

Aradığım yerlere benzeyiş buldum sende.

Yanıyor beynimin kanı,

Bilmem nerelere gitsem?

İçime sığmayan canı

Hangi rüzgara es etsem?

 

Akşam sular karardı mı?

Bir dağa versem ardımı,

İçimi yakan derdimi

Sağır göklere anlatsam

 

İçiliversem dem gibi,

Kırılıversem cam gibi,

Şamdanda yanan mum gibi, Sabahı görmeden bitsem

 

Bir yüce ormana dalıp

Ya bir dağ başına gelip,

Beni yaradanı bulup

Malını başına atsam

 

Görünmez kollar boynumda. Yarin hayali koynumda,

Sıcak bir kurşun beynimde,

Bir ağaç dibinde yatsam.

bottom of page